5 Haziran 2016 Mali Kongre için hazırladığım ancak süre kısıtlaması sebebiyle kısmi olarak yaptığım konuşmanın tam metni

Sayın Genel Kurul, hepinizi saygı ile selamlıyorum.

Yaklaşık bir yıl önce bu kürsüden Başkan adayı olarak konuştum, sayın Başkan da konuştu. Sayın Başkan bazı vaadlerde bulundu… Kulübü başarıya taşıyacağını,  yeni bir yapılanma ile futbol şubesi için gerekli parayı harcayacağını ve daha da önemlisi kulüp içinde barışı sağlayacağını, her branşta başarılı olacağını vaat etti ve sonrasında Genel Kurul tercihini Sayın Başkandan yana kullandı. Demokrasiye inanan ve savunan bir insan olarak bu kararı saygı ile karşıladım ve Sayın Başkanı seçim kararının hemen arkasında gönül rahatlığı içinde, görevini yapmış bir Fenerbahçeli olarak hem elini sıktım hem de  alkışladım…

Eski bir aday olarak, bir kongre üyesi, bir yüksek Divan Kurulu üyesi olarak, hatta en önemlisi basit bir taraftar olarak taşımaktan gurur duyduğum bu ünvanların bana verdiği görevi ifa etme zorundayım, konuşmak zorundayım, Genel Kurulu, yönetimi ve en önemlisi Sayın Başkanı ve Yönetim Kurulumuzu ikaz etmek zorundayım.

Değerli Genel Kurul;

1998 yılında Sayın Aziz Yıldırım ile görev yaptığımız kulübümüzde şu an Alman Milli takımını başarıdan başarıya taşıyan Low teknik direktördü, Sayın Başkanla beraber ligin bitimine son 5 hafta kala kendisiyle toplantı yaptık, hatta sadece üçümüzdük, ve Başkan yabancı dil bilmediği için konuşmayı tercüme ettim. Başkan bundan sonraki haftalardaki performansı sorunca Low maçlarla ilgili tahminlerini söyledi. Bunları alt alta toplayınca Sayın Başkan döndü ve dedi ki : “Bu tahminlerle ancak ikinci olabiliyoruz farkında mı Hulusi bir sor! “dedi;  ben soruyu tercüme edince Low ” Sayın Başkan ilk senemizde ikinci olduk daha ne istiyorsunuz! ” dedi; Başkan bu cevabın üzerine bana döndü ve dedi ki : “Hulusi bu adam Fenerbahçe’de başarının sadece şampiyonluk olduğunu idrak edememiş, sezon sonu derhal gönderelim” dedi .

Şimdi Sayın Başkan sizi bu düşünceden sadece şampiyonlukları başarı gören düşünceden ne uzaklaştırdı?  18 senede Fenerbahçe 12 kere şampiyonluğu kaybetti.

Biz Fenerbahçeyiz seçim konuşmamda söyledim şimdi de söylüyorum; Fenerbahçe her dalda her zaman şampiyon olacak, şampiyon olacak, şampiyon olacak Fenerbahçe sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da başarılı olacak.

Bu örneği daha öncede söyledim…. Basketbol takımımızın koçu Obrodoviçe bakın nasıl kararlı, istekli, organize, eğitimli ve deneyimli, oyuncu seçimlerinde isabetli.

Ama siz gidip 6 ay önce  Al Ain takımından Olympiacos’a geçmiş bir hocayı Fenerbahçe’ye getiriyorsunuz, sadece 5 yıllık bir teknik direktörlük geçmişi var ve getirdiğiniz teknik direktörü milyonlar harcadığınız takımın başına getiriyorsunuz aynı Orteganın başına Laurant’ı getirdiğiniz gibi,.

Bu kulübü bakkal dükkanı gibi idare ediyormuşuz diye kulübe CEO atadınız,  şimdi yok…
Futbol Takımına menajer atadınız, Aykut Kocaman’ı vaz geçtiniz, teknik direktör yaptınız, artık o da yok ve diyorsunuz ki ben olduğum sürece gelemez, niye ? Sizin şahsi probleminizi bu kulüp sırtında mı taşımalı hep? Bakın Aykut Kocaman’a neler yapıyor? Konya da Sayın Başkan Konya’ da, Konya’ da….. Italyan bir menajer getirdiniz bu sene, sonra kovdunuz, çeşitli söylentiler yayıldı eğri doğru bilmem ama bana lütfen söyleyin, Sayın Başkan o zaman ki kaptanımız sizi ikaz etti mi etmedi mi? Bu menajeri gönderme sebebiniz için?

Sayın Başkan ilk defa Genel Kurul kitapçığında kulübün başarılarını, performansını son bölüme koymuşsunuz, bir de tablo koymuşsunuz kulübün bütçesi 21 Milyon dolardan, 240 milyon dolara çıktı diye ama Genel Kurula satır aralarındaki gerçeği ben söyleyeyim, 240 milyon bütçesi olan kulübün yanlış harcamalar ve yanlış borçlanma modeli ile toplam borcu 800 milyon TL. civarında, yani 300 milyon dolara yakın, bütçenin büyüklüğünün sebeplerinden biri de finansman giderleri ödenen faizler ve kur farkları, toplam 180 Milyon TL.

Kulüp o kadar kötü idare ediliyor ki hem sonbaharındaki futbolculara milyonlar ödeniyor, hem de para edecek değeri olan futbolcular bedavaya elimizden kaçırılıyor, basit kaprislerle bedavaya yollanıyor. Bu yüzden verdiğiniz kitapçıktaki zarar yaklaşık 270 Milyon TL .

Paramız yok diyorsunuz hem futbolcuları hem sponsorları elinizden kaçırıyorsunuz. Hisseleri satmayacağım dediniz satmaya devam ediyorsunuz.

Allah Ülker’den razı olsun diyorsunuz, hakikaten razı olsun ama ; şimdi soruyorum bu stat isim hakkı için aldığımız paralar ne oldu? memnun musunuz aldığınız topçulardan, Van Persie’den , Naniden, Diego’dan, Joseph’den? 18 Yıllık dönemde kaç futbolcu aldık böyle saydınız mı Başkan ? Daha önemlisi bu seneki başarıdan memnun musunuz? Ezeli rakibimize kaptırdığınız şampiyonluklardan, Bursaspor’u şampiyon yapmaktan, stadı bile olmayan rakibimize kaptırılan şampiyonluklardan memnun musunuz? Ezeli rakibimiz alt yapı hocasıyla gelip kupa alıyor elimizden, ben taraftarın Fenerbahçelilerin yüzüne bakamıyorum, siz bakabiliyor musunuz? Ama televizyonda normal bir takım kazanır, bir takım kaybeder diyordunuz, maçtan sonra bu mudur Fenerbahçe Başkanlığı, bu mudur sizin sorumluluğunuz!

Sayın Başkan,

Defalarca bu kürsüden uyardım, yetmedi gazeteye ilan verdim kulübü batırıyorsunuz, borçsuz aldığınız kulübü borç batağına sürüklediniz. Bunu kitapçıkdaki denetim şirketi söylüyor. Dinlemediniz borçlanmaya ve kulübün tüm kaynaklarını bilinçsizce şan, şöhret için harcamaya devam ettiniz. Bu durumu ne yazık ki Genel Kurul üyelerine algı operasyonu ile farklı aktardınız ve ne yazık ki Genel Kurul size güvendi. Şimdi tek bir Fenerbahçe kurumu yok ki borç batağında olmasın, ellerinizle yaptığınız, sizin başarınız olan stad artık  faiz ve kur farkı giderlerini karşılayamıyor. Kulüp borç batağında, sadece üyelik gelirleri olan kulüp o kadar borçlu ki, kalkıp Ertuğrul Özkök’e röportaj veriyorsunuz, basketbol giderleri çok takımı gençleştirmek lazım diye.”, peki Sayın Başkan bu masrafları yaparken aklınız neredeydi? Final Four öncesi bu söylem hakkında basketbolcular ne düşündüler acaba, gelecek sene nasıl olacak diye, Vesseley, Bogdanoviç bundan mı oynayamadı yoksa?

Sayın Başkan Futbol A.Ş.’ ye transfer sınırlaması geliyor, 7.5 milyon ceza geliyor şimdi bana söyleyin bu cezanın müsebbibi kim? Bugüne kadar  kulübe çok para verdiğiniz söylediniz, şimdi ricam kürsüye çıkıp bu cezayı ben ödeyeceğim deyin, deyin ki taraftarın, Genel Kurulun gözündeki zengin Başkan imajınız hem pekişsin hem de günahınızın bedelini ödemiş olursunuz. Yazık Başkan zavallı taraftarın parasını böyle kolay harcamayın.

Bana yüz milyon getir Başkanlığı sana devredeyim dediniz, Fenerbahçe Kulübü Başkanlığı parayla satılmaz ama sizin benden istediğiniz paranın çok daha fazlasını harcadınız ve bu para ya faize, ya finansman giderlerine gitti ya da son baharını yaşayan futbolculara….

Sayın Başkan, seçimli kongre de bir laf söylediniz; dediniz ki ben bırakacağım, Yargıtay bitsin bırakacağım, hatta Sayın Ali Koç’da çıktı Başkan bırakınca ben ADAYIM dedi. Siz son konuştuğunuz için ben düzeltemedim ama iyi bir algı yönetimi yaptınız, hem Genel Kurulu, hem de sayın Ali Koç’u yanıltınız, siz de biliyorsunuz ki bu Yargıtay….. bir de karar düzeltme var….2-3 sene hatta daha fazlası sürebilir.

Sayın Başkan ben aday oldum ve görevimi yaptım, artık ben bir görev talebinde bulunmayacağım. Genel Kurula saygı gösteriyorum ama sizde artık lütfen açın kulübümüzün önünü , açın Fenerbahçe Başkanlığını en az sizin kadar hak eden insanların önünü. İnsaf edin 18 sene – 20 sene, bir ömür ve ben bu ömrü artık ikinciliklerle tamamlamak istemiyorum! Ben sadece Fenerbahçe Şampiyon olsun istiyorum. Ve inanıyorum ki Yargıtay sürecini de Sayın Ali Koç ‘Adalete Fener yak’ kampanyasındaki gibi iyi idare eder ve sizi bu dertten kurtarır.

Şimdi bir de son bir sözüm var Sayın Başkan;

3 oğlumla beraber gitmeyi hayal ettiğim, parasını pulunu verdiğim Basketbol kombinemi bana kullandırmadınız, Galatasaray maçına aldırmadınız, hakikaten büyük iş başardınız , takdirle karşılıyorum… Fenerbahçe kurşunlansın sesiz kalın, Basketbolda Galatasaray’ın antrenörleri milli takımları çalıştırsın bir şey demeyin, Fenerbahçe hakem hataları ile ikinci olunca olur böyle şeyler deyin ama aman beni salona aldırmayın. Sayın Başkan beni hiçbir yere aldırmayın, kulüpten geçen sefer yaptığınız gibi tekrar ihraç ettirin ama unutmayın ben susmayacağım, benim gibi düşünenler de susmayacaklar…. Başarılı olursanız alkışlayacağız ama doğru inandığımız herşeyi konuşacağız ve eleştireceğiz.
Ama size sadece şunu söylüyorum, siz hem kötü bir yönetici hem de Başkansınız.

Fenerbahçe’nin 2015 – 2020 Yapılanma Planı

 2015 Mayıs İtibarıyla Durum Tespiti 

Tarihinde şehzadelerin başkan olduğu, Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün takdirlerini ilettiği, roman sayfalarında yahut Yeşilçam karelerinde bile karşımıza çıkan, haksızlığın karşısında dimdik durup, her türlü engel karşısında yürekten birleşen milyonların, halkın takımıdır Fenerbahçe

Sayın Başkan yönetiminde, 17 yıl içinde önemli tesisler ve atılımlar yapan Fenerbahçemiz son yıllardaki yanlış finansal yapılanması sebebiyle borç miktarını arttırmak zorunda kalmış, ve  finansal açıdan zayıf düşmüş durumdadır. Zamanında kulübümüzü dünyanın finansal güç olarak ilk 20sine soktuğunda alkışladığımız yönetimimiz, bu durumun sonucu  olarak takındığı agresif  tutum ile, başta camiamızın içinde olmak üzere çok cepheli savaşlara girmiş, spor dünyasının, toplumun ve devletin her kademesiyle münakaşa içinde olup, hızla imaj kaybetmektedir. 

Çok cepheli savaşlarda kulüp çıkarlarının tam anlamıyla korunamaması sonucu Sayın Başkan artık yorulmuş, tükenmiş ve sıkça hata yapan, tehdit eden, ama tehditlerine kimsenin kulak asmadığı, biz Fenerbahçelilerin alışık olmadığı bir etkisizliğe bürünmüştür. Bu süreçte sadece Fenerbahçe taraftarlarının değil her renkten milyonların sevgisini ve takdirini kazanmış takım kaptanını gönderen, başarılı teknik direktör, yönetici ve idarecilerini kovan, ‘takımı teknik direktörler değil, ben şampiyon yaptım.’ diyebilen, kulübün değeri olacak işadamlarını ve başarılı Fenerbahçelileri kulüpten uzaklaştıran, üyesini, taraflarını küstüren ve hatta kutuplaştıran, ve sadece yakın çevresini dinleyip, onlarla çalışan, camianın, tribünün, ve sokaktaki milyonların sesini duymayan bir başkana dönüşmüştür. 

Bugün artık Fenerbahçe’nin bu kavga ortamından çıkmaya, bireyleriyle ve üyeleriyle barışmaya, her bir insan kaynağından kulüp için katkı almaya, camianın siyaset, medya, spor camiası, ve kamuoyu nezdindeki dinamiklerini harekete geçirmeye, sevgiyle kucaklaşmaya, ve tek yumruk olarak kulübün önündeki mali, hukuki, ve finansal sorunlara saldırmaya ve çözmeye ihtiyacı vardır. 

Fenerbahçe Mali Yapısı 

Fenerbahçe Kulübü’nün 2014 yılı itibariyle mali yapısı şöyle şekillenmiştir; 

Toplam Borçlar 373.348.835 TL dir, bu  borcun 153.049.531 TL si banka borçlarıdır. 

- Fenerbahçe Futbol A.Ş. nin ise dağıtılan kitapçıkta 365.145.662 TL dir, bunun 300.558.521 TL si banka borcudur. 

- Fenerbahçe‘nin 2 önemli kuruluşun konsolide borcu 655.873.543 TL iken, bankalara toplam 453.608.052 TL borcu bulunmaktadır. Gelir tablolarına baktığınız zaman derneğin zararı 53.111.133 TL iken, Futbol A.Ş. şubat  2015 te bir yıllık zararı 150.780.101 TL’dir , diğer bağlı kuruluşlarda 6.000.000 kar gözükürken, toplamda bir yılda kulübümüz 197.891.234 TL zarar etmiştir. 

- Bu zararın en önemli sebebi yanlış ve yüksek borçlanmadır. Dernek kambiyo ve faiz gideri olarak 32.987.526 TL’lik bir gidere katlanırken, Futbol A.Ş. 66.006.099 TL bir gidere katlanmıştır yani sadece iki kuruluşumuzun toplam finansman gideri 98.993.625 TL’dir. 

Fenerbahçe Kulübü nerdeyse hiç transfer yapmadığı bir dönemde 98.993.625 finansman olmak üzere toplamda 197.891.234 TL zarar etmiştir.

- Bu arada yayınlanan Şubat 2015 raporunda A.Ş. borçları 526.974.786 TL ye yükselmiş ve bunun  461.924.272 TL si Banka borcudur.

- Yani Gerçek borç Şubat sonu itibariyle 900.323.621 TL ye ulaşmıştır ve bu borcun bankalara olan kısmı 614.973.803 TL dir.

- Ayrıca Futbol A.Ş.’nin %23,733’ü satılmıştır, bu miktarın bugünkü değeri 243.326.325 TL’dir. 

Özetle Sayın Başkan, nerdeyse borçsuz aldığı Fenerbahçe Spor Kulübü‘nü 1998 den bu yana 243.326.325 TL’si hisse olarak, 900.323.621 TL’si borç olarak  1.143.649.946 TL zarar ettirmiştir . Artık Fenerbahçe transfer yapmadan 200.000.000 milyon zarar eden, sadece finansman gideri 100.000.000 olan bir kurum olmuştur. Oysa kulübün tüm kurumlarının toplam hasılatı sadece 500.000.000 TL civarındadır. 

Fenerbahçe Sosyal Yapısı 

 En başta belirtiğimiz gibi halkın takımıdır Fenerbahçe

Bu sebeple öncelikli olarak, Fenerbahçe Spor Kulübü üye sayısını artırarak, üyelerin aktif şekilde kulüp içinde olmaları için gerekli zemini hızlıca hazırlayacağız. 

Tüm kulüp üyeleri eşit olarak değerlendirecek,çağın gerekliğini karşılamayan üyelik aidat sistemi ve şartlarını yenileneceğiz. Bu doğrultuda 25 yaşını doldurmamış ve 65 yaşını geçmiş üyelerimizden aidat almayacak, 25 – 65 yaş aralığında bulunan üyelerimizden ise yıllık 250 TL tutarında ve her sene enflasyon oranına göre artacak bir meblağ ile aidat alacağız. Aynı zamanda yıllık aidat bedellerini teşvik olarak, o sezonda alacakları tüm spor dallarındaki kombine bedellerinden düşeceğiz. Bu vesile ile yıllık 5.000.000 TL gelir elde edip, toplu para yatırma olaylarının önüne geçeceğiz. 

Son dönemde muhalif kesimin sindirilmesi ve susturması amacı ile yapılan ihraçların önüne geçmek için tüzüğün ilgili maddesini tekrar gözden geçirip, bu tip durumlarıengelleyeceğiz. Kulüpten ihraç için ancak mahkeme kararı ve yüz kızartıcı suçlar kıstaslarını ön planda tutacağız. 

Kalamış ve Dereağızı gibi önemli sosyal tesislerimizi yenileyip, gelişen İstanbul’un çeşitli yerlerine yeni sosyal tesisler kurarak Fenerbahçe ve Fenerbahçelilerin sosyal potansiyelini açığa çıkartacağız. Ancak yapılacak olan bu tesislerin kulübe yük getirmemesi için karlı işletmeler olarak hayata geçireceğiz. 

Futbol takımımız için artık yetersiz kalan Samandıra’daki tesisleri diğer branşlara devrederek, daha büyük bir arazi içine kurulu, dünyanın sayılı futbol kulüplerinin sahip olduğu imkanlara sahip daha iyi bir antrenman ve kamp tesisi yapacağız. 

Kulüp üyelerinin yararlandıkları tüm tesislerin işletmelerini kulüp çatısı altında bütünleştirip, taraftardan, genel kurul üyelerine kadar herkesin en iyi hizmeti en uygun fiyatla almasını sağlayacağız. 

Fenerbahçe sevgisinin yetiştiği ve büyüyeceği en önemli kurumlar olan spor okullarını amatör yapısından kurtarıp kaliteli bir hale getirerek, Fenerbahçe’mize önemli bir gelir kaynağı oluşturacağız. Aynı zamanda spor yapan çocuk ve gençlerimize destek sağlayarak daha sistemli eğitim almalarını sağlayacağız. 

Dünyanın en gelişmiş sporcu tarama teknolojisini, Türkiye’nin her köşesindeki 8-14 yaş arasındaki yetenekli sporcu adaylarını keşfetmek için seferber ettik. Bu çalışma Ağustos 2012’de başlatıldı ve 2017 yılına kadar kesintisiz olarak Fenerbahçe’mizin her branşına, ülkenin en iyi sporcularını getirmek için devam edecek. 

Kulübümüzün sarsılmaz değerlerinden olan vefayı ön planda tutarak, yapacağımız yeni bir tesis ile kulübümüze lisanslı olarak 10 yılın üzerinde emek vermiş tüm sporcularımıza herhangi bir bedel ödemeden faydalanacakları sosyal bir ortam yaratacağız. Bu tesisi ihtiyacı olan tüm üyelerimizin de hizmetine sunacağız. 

Kulübe 10 yıldan fazla hizmet etmiş sporcu, yönetici veya kulüp sigortalı çalışanlarımızı, gelirlerden sağlanacak bir fon ile sağlık sigortaları oluşturacak ve destekleyeceğiz. 

Fenerbahçe‘nin bir spor kulübü olduğunu unutmadan çalışacak ve amatör şubelerin tesis sorunlarını çözeceğiz. Amatör şubelerimizde eskiyen tesislerin hepsini 2 yıl içerisinde çağdaş bir hale getireceğiz. 

Sayın Başkanın zaman zaman farklı tribün liderlerine bedava kart verdiği ve onlara kendisini desteklemeleri için maddi manevi yardımcı olduğu hepimizce malumdur. Ters düştüğü zamanlarda bu grupları maçlara almama gibi hatta bütün tribünü kapatma gibi durumlarla karşılaşılmıştır.  Oysa bu tip davranışların hepsi yanlıştır. Yanlış uygulamalar sebebiyle, bir zamanlar 30.000 üstüne çıkan kombine satışları yarı yarıya azalmış hatta artık takımımız şampiyonluğa oynarken dahi tribünler boş kalmaktadır. Eskiden takımını ateşleyen coşkulu seyirci yerine artık boş tribünlere oynayan takımımızı bu durum olumsuz etkilemektedir. 

Fenerbahçe tribünleri bölünmemelidir. Başkan ve yönetim her ne olursa olsun tüm taraftarlara ve taraftar gruplarına eşit mesafede olmalı, hiç birine maddi destek sağlamamalıdır. Taraftar kulübe destek olmalıdır, kulüp taraftara değil. Hiç bir tribün kapatılmamalı aynı zamanda kanun yapıcı tarafından yasaklanan kişiler haricinde Fenerbahçelilerin, Fenerbahçe’yi izleme hakkı elinden alınmamalıdır. Bu prensipler doğrultusunda alacağımız aksiyonlarla Fenerbahçe taraftarını ve tribünlerini tekrar ülkenin en ateşli, en sadık, takımına en destek olan, ve gücü dillere destan olan haline getireceğiz. 

Fenerbahçe stadının yeri Kadıköy’dür. Orta vadede stadyum mutlaka Salı Pazarı’nın bulunduğu bölgeye çekilerek kapasitesi arttırılmalıdır. Kapasite 75.000’e çıkartılmalı, mevcut stadın yeri bir alışveriş kompleksi ve ofislerle kulübe devamlı gelir getirecek bir hale getirilmelidir. 

Stadyum gelirleri yeni kapasitesi ile 50.000.000 dolara çıkacaktır. Ayrıca yapılacak yeni tesislerle 60.000.000 dolar kira elde edilecek bu kompleksin Fenerbahçe‘ye toplam yıllık getirisi 110.000.000 dolar olacaktır. Bu tesis Kadıköy’ü ticaret merkezi yapacak aynı zaman park ve bahçeleri ile bir cazibe merkezi haline getirecektir. 

Fenerbahçe Profesyonel Yapısı 

Fenerbahçe Spor Kulübü bir şahıs ya da aileye bağlı değildir. Tüm genel kurul üyelerinin ve taraftarların mutlak hakimiyetindedir. Önümüzde duran büyük zorlukların üstesinden gelebilmenin yolu, ekip çalışması ve ortak aklın var gücüyle Fenerbahçe için seferber edilmesidir. İşte bu yüzden, gönlünü Fenerbahçe’ye vermiş, Türkiye’nin en güçlü iş adamlarının fikir liderliğinde buluşmuş yeni ve üretken bir takım ile, sorunların üstesinden gelmeye hazırız. Bu sebeple şeffaf bir politika izleyerek, tüm şirket bilançoları ve gelir tablolarını 3 ayda bir internet kanalı ile yayınlayıp, her yıl genel kurulda konsolide ve tek tek açıklayacağız. 

Uzun süreli başkanlıklar hem görev yapan kişiyi yıpratmakta, hem de uzun sürelerde başkan kulübe değil, kulüp başkana hizmet eder pozisyona gelmektedir. Başkanlık ve yöneticilik süreleri mutlaka sınırlandırılmalıdır. Tüzüğümüzü 2 dönem, yani 6 yıldan fazla başkanlık, 3 dönem yani 9 yıldan fazla yöneticilik yapılmaması yönünde güncelleyeceğiz. 

Fenerbahçe Spor Kulübü 20.000’i aşkın üyesiyle, milyonlarca liralık cirosuyla çok daha iyi şartlarda yönetilmeyi hak etmektedir. Bu sebeple bizim yönetimimizde başkan ve yönetim kurulu, genel kuruldan aldığı yetkiyle kulübün başına bir CEO atayacak,  CEO, derneğin başında bulunup her şirketi genel müdür vasfında kişilerle yönetecektir. 

Fenerbahçe Spor Kulübü mutlak şartla büyümeyi düşündüğü branşlarda şirketleşmelidir.  Günümüz şartlarında amatör branşlar ciddi şekilde profesyonelleşmiştir. Dolayısıyla bu şartlar altında yönetilmelidir. Kulüp sadece futbol değil, basketbol, voleybol gibi branşlarda da şirketleşmeli ve anonim şirket haline gelmelidir. Geriye kalan amatör şubeler ise -atletizm, yüzme, masa tenis, kürek, yelken-  amatör şubeler adı altında şirketleşmelidir. 

Her anonim şirkette, genel müdür özelliğinde sportif direktörler görevlendirilerek idaresi sağlanmalı, kendi gelir ve giderleriyle, kendi sponsorları ile ayrı olarak çalışmalıdır. Zamanı geldiğinde, bu şubelerin halka açılması sağlanarak fon yaratılmalı ve bu fon sadece ilgili şubelerde kullanılmalıdır.

 Fenerium ve spor okullarından sağlanan kaynaklar da kulübün profesyonel yöneticileri tarafından ilgili spor dallarına aktarılarak desteklenmeli, devletin ve Spor Bakanlığı’nın desteği alınmalıdır. 

Yönetim planımız doğrultusunda şirket yapılanmamızı şu şekilde oluşturacağız; 

Fenerbahçe Futbol A.Ş.

Fenerbahçe Basketbol A.Ş.

Fenerbahçe Voleybol A.Ş.

Fenerbahçe Amatör Şubeler A.Ş.

Fenerium A.Ş.

Fenerbahçe Eğitim A.Ş.

Fenerbahçe Yayın Kuruluşları A.Ş.

Fenerbahçe Spor Okulları A.Ş.

Fenerbahçe Sosyal Hizmetler A.Ş. 

Şirketlerin tümü profesyonel bütçe ve organizasyon yapısı ile yöneteceğiz. Bu yapılandırmada Boston Consulting Group ya da Mc Kenzie gibi uluslararası kurumlardan danışmanlık hizmeti alacak, personel envanterlerini değerlendirecek ve her şirketi ‘Big 5’ olarak adlandırılan dünyanın önde gelen denetleme kurumları tarafından düzenli olarak denetleteceğiz. 

Bütün şirketlerde kulüp başkanı, ilgili yönetim kurulu üyesi, kulüp CEO’su ve iki kişi daha (COO ve CFO) bulunacak, şirketin genel müdürü ve 2 bağımsız yönetici, 8 kişi ile yönetim kurulunu oluşturacaktır. 

Her şirket birbirinden bağımsız ve ayrı yönetilip, hiçbiri diğerine yük olmayacaktır. 

Fenerbahçe Spor Kulübünü markasını parlatan, ona sahip çıkan ve kendisine gelir getiren kurumlarla paylaşan, denetleyen, organize eden ve yöneten bir konuma getireceğiz. 

Fenerbahçe Sponsor Yapısı 

Fenerbahçe Spor Kulübü‘nün her spor dalında ayrı bir ana sponsorunun olması planlanmıştır. Toplam 4 şirketle, 100.000.000 dolar ana sponsorluk bedeli hedefliyoruz. Ülker’in ve Grundig’in Basketbola ve Voleybola katkıları yadsınamaz, ve tüm camia kendilerine müteşekkirdir. Bahsi geçen sistem ile yönetime katılımları ve verdikleri desteğin ilgili şube tarafından kullanılacak olması ile onları daha memnun edecek, uzun vadeli, kulübün adıyla özdeşleşmiş marka değerleri yaratacağız. Aynı şekilde Futbol takımızı da bu sisteme dahil ettiğimizde sponsorluk gelirlerinde önemli artış sağlayacağız. 

Stadımız ve antrenman tesislerimizi sponsorluk anlaşmaları çerçevesinde değerlendireceğiz. Bu planlamalar yapılırken tarihimize mal olmuş ve ilgili tesislere verilmiş adları rencide etmeden ve onları ön planda tutarak çalışmalar yapacağız. Beklentimiz stadyum, reklam ve diğer alt sponsorluklarla senelik toplam 50.000.000 dolara yükseltmektir. 

Fenerbahçe taraftarının olağanüstü sadakatini değere dönüştürecek, dünyanın en iyi sadakat programları tasarımcısı olan “bigdoor.com” ile birlikte, spor alanında büyük bir pazarlama hamlesi inşa edeceğiz. 

Fenerbahçe Futbol Yönetimi 

Fenerbahçe‘ye son 16 senedir onlarca futbolcu transferi gerçekleştirildi. İlk yapılan yabancı transferi Serginio ile başlayan hatalar günümüzde de Krasiç ve Emenike ile devam etmektedir. Yapılan transferler profesyonel olmayan bir ekip tarafından, oyuncu takibi yapılmadan yalnızca izlenen bir kaç kasetle gerçekleşmektedir. Oysa artık Fenerbahçe tüm Türkiye ve Dünya’da gelecek vaat eden futbolcuları yakın takibe almalı ve transfer öncesi kişisel analizlerini yapıp, aileleri ile irtibata geçerek psikolojik olarak Fenerbahçe gibi büyük bir takıma uyum göstermesi için hazırlamalıdır. 

Fenerbahçe futbolcusu topluma örnek teşkil edecek şekilde davranmalı ve sorumluluğunun farkında olmalıdır. 

Fenerbahçe transfer politikasında mali yapısına uygun bir planlama yapmalıdır. Mutlak surette genç yeteneklerin bulunmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmeli ve kulübün ihtiyaç ve gerekliliklerini bilen arayıcı ve menajerler ile çalışılmalıdır. 

Futbol takımının uygulayacağı sisteme teknik direktör ile karar verilip orta ve uzun vadeli sistem analizleri yaparak futbolcu seçimleri buna göre yapılmalıdır. Futbolculara göre kurulan takımlar ve sistemler hep kısa vadeli ve verimsiz olacaktır. 

Fenerbahçe‘de ciddi bir sistem problemi ile karşı karşıyadır. Bu konuda mutlaka dünya çapında bir antrenörle anlaşacak ve yardımcı antrenör olarak uzun vadede takımı sırtlayabilecek Türk antrenörlerle uyumlu bir ekip yaratacağız. 

Bu konuda yapacağımız planlama en az 10 senelik olup, ilk bir sene yapılanma ile geçecek sonrasındaki 3 sene başarının kazanıldığı ve açıkların kapatıldığı dönemler olacaktır. 

Seçeceğimiz teknik direktör dünya çapında kalıcı başarılar kazanmış bilhassa kulüp takımlarını yeniden inşa edebilecek kapasitede olacaktır. 

Seçilecek teknik direktörü tam yetkili olarak atayacak, takım menajerinden, masörüne kadar kadrolaşmayı kendi inisiyatifinde yapmasına olanak sağlayacağız. Yönetim kurulu ve başkanın teknik direktöre müdahalesi mevzu bahis olmayacak. Teknik direktör futbol takımının tek patronu olacak, tesislerde ve sahada kendisine kimse müdahale etmeyecektir. Doğaldır ki bahsedilen teknik direktör tüm camianın mutabakat sağlayacağı ve nihai hedef olan şampiyonlar liginde büyük başarılar sağlamış bir isim olacaktır. 

Mali yapısının düzenlenmesi esnasında, ilk yıl forma satışını tetikleyecek ve ilgili teknik direktörle uyumlu çalışabilecek ve uzun yıllar Fenerbahçe‘ye hizmet edebilecek biri dünya çapında ve biri Türk milli takımından 2 önemli futbolcu transfer edilecektir. Ekonomik düzen sağlandıktan sonraki 2 sene kadro her sene 4 önemli futbolcuyla takviye edilecek ve kadroda bulunan değerli futbolcularla uyumlu çalışma ortamı sağlanacaktır.  Bu hamleler sonucu gençleşecek ve önümüzdeki 10 seneye damga vuracak bir takım oluşturacağız. 

Altyapıyı yeniden gözden geçirecek, A takımın teknik direktörünün emrindeki antrenörlerle yeniden yapılandıracağız. A milli takıma seçilen ve Fenerbahçe alt yapısından yetişen her futbolcu için şampiyonluk primi kadar prim vereceğiz. 

A takım teknik direktörüne 3 sene sonunda A takım kadrosuna mutlaka, altyapıdan 5 oyuncu alma hedefi koyacağız. 

Fenerbahçe,4 sene içerisinde Barcelona, Real Madrid, Manchester United gibi Avrupa’nın önde gelen takımından biri olmalıdır. 5. senede şampiyonlar ligini kazanmak ana hedefimizdir. Sonrasında 5 yıl boyunca bu kupanın en önemli adayı olmayı, ve bu seviyede sürekli var olmayı hedefliyoruz.. Bu sonuç da ancak teknik ve oyuncu kadrosunda yapılacak yeniliklerle, gençleşerek kazanılacak süreklilikle mümkün olacaktır. 

Seçilecek hoca ve futbolcular Fenerbahçe tarihine geçecek karakterde ve başarıda olmalıdır. Bu insanların topluma ve gençliğe örnek olma mecburiyetleri vardır. Teknik direktörler Fenerbahçe’de uzun vadeli çalışmalıdır. Başarılı teknik direktörlere daha çok inisiyatif verilecek, hem kendilerini, hem de kendi yerlerine geçecek antrenörlerin yetişmesi için azami hassasiyet göstereceğiz. 

Teknik direktöre görevi esnasında müdahale kesinlikle düşünülemez. Soyunma odaları sporcuların mahremidir ve yöneticilerinden kimse oraya girmeyecektir. 

Fenerbahçe Futbol Takımı ve dolayıyla Fenerbahçe Futbol A.Ş. 5 sene içerisinde, şampiyonlar liginde daimi oynayan, futbol yıldızları ve teknik heyeti ile örnek alınan, Avrupa’nın önde gelen takımından biri yapacağız. Tüm bunlar yapılırken kulübümüzü anonim şirket gelir ve bütçesi ile denk, hatta fazla veren bir kurum haline getirmek en büyük hedefimizdir. Sağlıklı finansal yapılanmayla ve istikrarlı yönetimiyle Fenerbahçe dünya yıldızlarının tercihi, ve bir kere daha Türkiye’nin gururu olacaktır. 

Fenerbahçe için Hulusi Belgü

Basın Bülteni – 26 Mayıs

3031 Mayıs tarihinde gerçekleşecek olan Fenerbahçe Spor Kulübü Kongresi öncesi bir basın açıklaması yapmak istiyorum;

Tüm kamuoyunun malumu olduğu üzere, Fenerbahçe Spor Kulübü 17 yıldır Sayın Aziz Yıldırım tarafından yönetilmektedir. Ve yine tüm Fenerbahçelilerin hislerini paylaştığıma inanarak söylemek istiyorum ki, 17 senede sadece 6 kez şampiyon olmuş bir kulübün doğru yönetildiğini söylemek mümkün değildir. Sayın başkan Aziz Yıldırımın geçmişte kulubümüze önemli katkıları bulunduğunukabul etmemin yanısıra, kendisinin 3 Temmuzsürecinde Fenerbahçemiz’e karşı oynanan çirkin oyunların karşısında çok yıprandığını ve saygıyı hak ettiğini de kabul ediyorum. Ama artık bunun yanında yeni bir döneme ihtiyaç olduğunu herkesin görmesi gerektiğine inanıyorum.

Büyük Fenerbahçe günlerine yeniden kavuşmak, yurtiçinde ve yurtdışında şampiyonluklara, zaferlere koşmak, en önemlisi de Fenerbahçe’nin hak ettiği şekilde çağdaş yönetimlere kavuşmasını istiyorsak artık değişimin vakti geldiğini kabul etmemiz gerekiyor. Cok acikca gorundugu ve bilindigi uzere halen Fenerbahçemiz büyük bir mali kriz yaşıyor. Ve yine bununla da dürüstçe yüzleşip, yeniden ayağa kalkma vakti geldiğini kabul etmemiz gerekiyor.

Bu vesileyle, Sayın Aziz Yıldırım’a bu haftasonu yapılacak seçimlerde aday olmaması için ve hepimizin üzerinde mutabık kalacağı muteber bir adayı önermesi ve desteklemesi için bir çağrıda bulunmak istiyorum. Böyle bir adayı kendisinin önerememesi halinde ise, yukarıda değindiğim durumu düzeltmek ve Fenerbahçe’yi hakettiği konuma kavuşturmak için mücadele verecek aday yada adayların seçime tereddüt etmeden katılacağını herkesin bilmesini istiyorum.

Saygılarımla

Hulusi Belgü

Bazen, anlamak için susmak gerekir

İnsan öfkeliyken düşünemiyor. Uğruna, zaman zaman çok sevdiğim ailemi bile ikinci plana attığım Fenerbahçe için doğru olanı yapmak isterken, öfkeme yenilip genel kurulda yaşadıklarımı kişiselleştirmek istemediğim için susmak, beklemek, kendime gelmek istedim. Ama şimdi anlatmalıyım. İçimden geçenleri sizlere de aktarmalıyım.

Öncelikle başkanlık adaylığımı açıklamamın sebebi, Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım’ın, bu defa tam demokratik bir seçim olmasını istediği ve yarışa katılmak isteyen herkese bu imkanı tanıyacağını söylediği açıklamalara güvenmemdi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Başkanı bir söz verdiyse, mutlaka tutacağına olan inancımdı. Oylama, açıkça affım yönünde sonuçlanmasına rağmen tam 3 kez tekrarlatılması ve son defasında da, Sayın Başkan’ın kişisel gayretleriyle aleyhime sonuçlanması, 40yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir sürprizdi.

O gün fark ettiğim üzere, genel kurul üyelerinin birçoğu, benim neden disipline sevk edildiğimi dahi bilmiyordu. Bir çok genel kurul üyesi Sayın Başkan’ın işaretine. Maalesef bu benim hatam ve bunu çok geç fark ettim. Şimdi size neden disipline sevk edildiğimi açıklayayım.

2011-2012 sezonunda oynanan Fenerbahçe Karabük maçında Fenerbahçe 3-0 geriye düştüğü esnada tribünlerdeki homurdanmalar sonrasında yönetim aleyhine protestolara dönüştüğü esnada benim Fenerbahçe mağlup oldukça sevinç tezahüratı yaptığımı  ve ayağa kalkıp sevindiğimi, yöneticilere ve Futbolculara küfür ettiğimi, hatta seyircileri aleyhte tezahürat yaptığım iddiası ile disiplin kuruluna verildim.

Disiplin kurulu üyelerine olayı  tüm netliği ile açıkladım, 5 kongre üyesini şahit olarak gösterdim, hatta kendilerine bulunduğumuz bloktan rastgele seçeceğimiz 10 kişiye benim böyle bir davranışta bulunup bulunmadığımı sorabileceklerini söyledim, ancak kendileri ” Rica ederiz, buna gerek yok. ” diye cevap verdiler ve sonrasında konuyla ilgili kararlarının iki yıl ihraç edilmem olduğunu öğrendim, benimle ilgili şikayette bulunan beyefendi ve kongre üyesi olduklarından emin olmadığım iki arkadaşının ifadesi ile bu kararı vermişlerdi. Daha sonrasında benimle ilgili şikayette bulunan arkadaşları Benfica- Fenerbahçe maçında Lizbon’da kulübün uçağı ile ağırladıklarını kendi gözlerimle görünce şaşkınlığım bir kez daha attı.

Sonuçta büyük bir haksızlığa uğradığımı düşünüyorum ama beni esas üzen bir Fenerbahçelinin başka bir Fenerbahçeli için her ne sebepten olursa olsun böyle gerçek dışı söylemde bulunması ve gene Fenerbahçelilerin o, beni tanıyan bilen insanların oluşturduğu Disiplin Kurulunun buna uyması ve ceza vermesi ve  daha da mühimi senelerce beraber çalıştığım, beraber maçlara gittiğim, beraber sevinip, beraber üzüldüğüm yönetim kurulunda ki arkadaşlarımın bu cezayı onaylaması kabul edilebilir bir şey değil.

Tüm bu gelişmelere rağmen UEFA ceza verdikten sonra tüm kırgınlıkları bir tarafa bırakarak hem sayın Başkanı, hem de Sayın Başkan vekili Abdullah  Kiğılı’ yı  arayarak kendilerine yardımcı olmak istediğimi UEFA nezdinde gerek lobu, gerek medya gerekse PR konusunda yardımcı olabileceğimi belirtim ama bu konuda ne yazık ki geri dönüş alamadım.

Sonrasında da Sayın Başkan herkesin bildiği üzere bir basın toplantısı yaptı ve olağanüstü kongre kararı aldığını açıkladı, ayrıca tüm yasakların kaldırılacağına dair bir söz verdi.

Aziz Yıldırım’ı seversiniz ya da sevmezsiniz ancak bir gerçek var ki kendisi 15 yıldır Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanlığını yapıyor ve karşısına da bugüne kadar ciddi bir rakip sadece  Şadan  Kalkavan çıktı,  hepimizde çok iyi biliyoruz ki 3 Temmuz süreci kendisini çok yordu ve yıprattı. Bu düşünceler ışığında kulüpte başkanlık için  ismi geçen bir çok isimle irtibata geçtim ya yüz yüze ya da dolaylı yollardan başkanlık için samimi düşüncelerini öğrenmeye gayret ettim, aynı şekilde kulübümüzde yeri olan saygı duyulan bir çok isimle de görüştüm. Hepsinin ortak düşüncesi  benimle aynıydı, bir alternatifin çıkması kulübün geleceği için önemli bir adımdı ancak sonuçta kimse bu konuda yeterli arzuyu, isteği göstermiyordu, bir tek Sayın Mehmet Ali Aydınlar bayram sonrasına kararını vereceğini söyledi. Bunun üzerine ben ve arkadaşlarımız toplanarak esasında tüm hedefimiz ve çalışmalarımız  2015 seçimleri olmasına rağmen Bu seçimlerde başkan adayı olduğumuzu açıkladık ve çalışmalara başladık. Bayram sonrasında  hepimizin bildiği üzere önce Mehmet Ali Aydınlar ve Sayın Başkan hepimizin beklediği üzere başkan adaylıklarını açıkladılar.

Seçim sürecinde sürekli kamuoyu yoklamaları yaptırdık, adaylığımızı açıkladığımızda önce olan durumumuz sonrasında iki ayrı kamplaşmaya dönen seçimde diğer iki aday etrafında genel kurul üyelerinin kamplaşması ile ciddi düşüş gösterdi, burada Sayın Aziz Yıldırım kendi deyimiyle seçim stratejisini 3 Temmuz Hesaplaşması olarak nitelendirseniz ve ciddi agresif söylemlerde bulunurken  Mehmet Ali Bey de sakin kişiliği ile bu 3 Temmuz hesaplaşmasının dışında kalmaya ve kendini ifade etmeye çalıştı. Ancak kulüp üyelerimizin önemli bir bölümü bu süreci Sayın Başkan’ın arzu ettiği şekilde gördü, hatta benim seçimlere girmem halinde bir çok arkadaşım Aziz Yıldırım’a oy vereceklerini ifade ettiler.

Biz seçim propagandamızın önemli bir bölümünü projelere dayandırdık, bunlardan en önemlisinde Salı Pazarı’nda yapılacak 75.000 Kişilik stat projesiydi, buradaki amaç stadı kapasite olarak büyütürken stadında yerine gene Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sahibi olacağı Ofisler ve Ticari alanlarda kulübe senelik 100.000.000 Euro’luk bir gelir yaratmaktı, bunun   dışında hem amatör sporlarda hem de kulüp ve tüzük işleyişi ile ilgili bir çok öneriyi. www.bizfenerbahceyiz.com sitesinde bulabilirsiniz.

Seçimlerde bu kamplaşma varken tabii ki genel kurulun konsantrasyonu diğer iki adayın üzerindeydi ancak bizler Fenerbahçe’nin geleceği için bol adaylı alternatifli bir seçim olması çabası içindeydik ancak Sayın Başkan’ın verdiği sözleri unuttuğunu, en ufak bir alternatifin kendisi için tehdit olduğunu gözlerimizle kongrenin birinci gününde tekrar  şahit olduk.

Oysa kongre Cumartesi günü gayet iyi başlamıştı, mali konularda eleştirilerimiz olsa da hem yönetim kurulu ibra edildi.  Hem de kötü şöhretler ile ilgili Sayın Başkan ve bazı yönetim kurulu üyelerinin oylaması genel kurul tarafından olumlu sonuçlandı. Ancak Sinan Onaran’ın oylamasından sonra bana sıra geldiğinde, lehime gözle  görülür bir fark olmasına rağmen Sayın Vefa Küçük oylamayı tam 3 kere tekrar ettirdi, son oylamada ise Sayın Başkan ve diğer yönetim kurulu üyeleri Başkan’ın talimatıyla aleyhte oy kaldırdılar ve genel kurul üyelerine bu yönde telkinde bulundukları görüldü. Benim geçici ihracım onaylandı.

Nihayetinde hepimiz haksız da olsa genel kurul kararına saygı duymak zorundayız, hele hele nihayetinde Sayın Başkan’a %75 bir oranda destek veren ve Aziz Yıldırım’ın mutlak zaferiyle sonuçlanan bu genel kurul sonrasında saygı göstermemek olmaz.

Ben hala Sayın Başkan’ın çok yorulduğu ve yıprandığı görüşündeyim ama kendisi seçim stratejisini iyi planladı ve uyguladığını düşünüyorum. Ama yeni isimlerin, genç dinamik ve yaratıcı insanların Fenerbahçe Spor Kulübü’nde görev alması için gereken tüm çalışmaları yapacağım. Bu seçimlerde önemli bir yol aldığımızı düşünüyorum, Fenerbahçe’yi seven insanların Fenerbahçe için çalışmaları gerekir, bu iktidar da olabilir, farklı düşüncelerle muhalefette de, muhalefeti olabildiğince uygar ve anlaşılabilir şekilde yapmakta, doğru alkışlamakta, yanlış eleştirmede korkmayan bir ekip olmak zorundayız.

Seçimler süresince beni arayan, destek olan kongredeki haksızlığa başkaldıran herkese teşekkür ederim.

Bu seçimler her şey için bir başlangıçtı.

Basın Açıklaması

3 Kasım’da yapılacak olan kongreye çok az zaman kalmasına rağmen, Fenerbahçe için neler yapılacağı tartışılmıyor. Kulübümüzün içinde bulunduğu mali sorunlara nasıl çözüm bulacağımız, gelir dengemizi nasıl arttıracağımız tartışılmıyor. Bu, bir kongreden çok, kişisel bir hesaplaşmaya dönüştü ve medya birimleri de, fikirler ve projelerden bahsetmek yerine atışmaları, hakaretleri ve Cumartesi günü salonda cereyan edebilecek provokasyon senaryolarını yazmayı tercih ediyor.

Örgütlenmiş insanların parayla kiralanıp, adayları rencide edici sloganlar atacağını söylemek yerine, başkan adaylarının kamuoyuyla neden geleceğe yönelik hiç bir fikir paylaşmadığını sorgulasak daha iyi hizmet etmiş olmaz mıyız Fenerbahçe’mize?

Adayların listelerinde kimlerin olduğunu son dakikaya kadar saklamaları en doğal hakları. Buna kimse bir itirazda bulunamaz. Ama listelerdeki insanların dahi bir amaca hizmet etmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben kendi listemde, artık taraftarla yönetimi buluşturacak, aradaki husumetleri ortadan kaldıracak, kimsenin istemeden de olsa kulübümüze olumsuz yansıyabilecek söylem ve davranışlarda bulunmamasını sağlayabilecek birini düşünüyorum. Bu seçimlerde bana büyük destek veren Rahmi Eyüboğlu, işte bu yüzden benim listemde yer alacak. O, yukarıda belirttiğim amacımın bir simgesi. Bu mantık ile düşünerek, finansal anlamda yeniden yapılanmamıza uzmanlığı ile destek verecek Abdullah Üçyiğit, teknoloji ve pazarlama alanındaki uzmanlığı ile Sayın Orkun Tosun, kompleks yönetimi ve inşaat alanındaki deneyimiyle Sayın Hakan Kodal, genç sanayicilerimizden Mustafa Baştuğ, Onursal Kocatepe, Türk basketboluna hem sporcu, hem de yönetici olarak hizmet veren Işık Eyigüngör, Kulübe sayısız hizmetleri olmuş Murat Aşık, ömrünü Fenerbahçe’ye adamış Göksel Özonay, Osman Tufan, Mustafa Arslan, Bülent Eriş, Kayhan Darcan, Türk futboluna hem başkan hem yönetici olarak hizmet etmiş Tahir Sarıoğlu gibi ticaret ve spor hayatının önemli isimlerini listemizde göreceksiniz. Her adayın bu amaca yönelik bir adım atmasını can-ı gönülden temenni ederiz.

3 Yıl Sonrasına Hazır Bir Stadyum

Aziz Yıldırım’ın zamanında Telsim’i, Migros’u ikna ederek başardığı en önemli eser, stadımızdır. Takdir ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Ama artık daha iyisi, daha çok gelir getirecek olanı, zamana yenik düşmeyecek bir stadyum projesini hayata geçirmek zorundayız.

Planımız hem stadyumu, hem liseyi hem de Salı Pazarı’nı içine alan muazzam bir kompleks yapmaktır.

Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Kompleksi’ndeki Yapılar

• 75 bin Kişilik Yeni Stadyum

• Şampiyonluk Meydanı

• Yemek Alanları

• Stadyum Altında Otopark

• Stadyum Altında Yol

• Çarşı

• Köşk

• Ofisler

• Yeşil Alan

Yaşayan Stadyum

• Ailelere, gençlere, çocuklara hitap edecek bir planlama

• Spor etkinlikleri haricinde zaman geçirilebilecek sosyal tesisler

• Doğayla içiçe bir rekreasyon alanı

• Sürekli gelir elde etme potansiyeli

Tek Başına Değil, Birlikte

Önümüzde duran bütün büyük zorlukların üstesinden gelebilmenin yolu, ekip çalışması ve ortak aklın var gücüyle Fenerbahçe için seferber edilmesidir. İşte bu yüzden, gönlünü Fenerbahçe’ye vermiş, Türkiye’nin en güçlü iş adamlarının fikir liderliğinde buluşmuş yeni ve üretken bir takım, sorunların üstesinden gelmeye hazır.

Yönetim Modeli

Fenerbahçe Spor Kulübü, bize göre, hiç vakit kaybetmeden şeffaflaşmalı ve kişisel tercihlere bırakılmayacak düzeyde kurumsal bir yönetim yapısına kavuşmalıdır. Bizim tercihimiz aşağıdaki gibi bir yönetim modelidir: Seçimler 3 yılda bir yapılacak ve seçilen başkan 2 tam dönemden uzun başkanlık yapamayacaktır. Bu kural yönetim kurulu üyeleri için de geçerli olup 3 dönemden fazla yedek veya asil yönetim kurulu üyeliği yapılamayacaktır. Yönetim Kurulu üyeleri ve başkanlar kesinlikle icradan uzak duracak, ancak kulübün profesyonelce yapılandırılmasından ve denetiminden sorumlu olacaktır. Bu hedef doğrultusunda, seçim sonrasında 3 ay içerisinde seçilen yönetim, hem kulüp hem de bağlı ortaklıklarda ilgili profesyonellerin atamasını yapacaktır.

“Biz” Bir Spor Kulübüyüz

“Biz” bir spor kulübüyüz. Sporun çocuklarımız için güçlü bir Türkiye inşa edilmesinde büyük önem taşıdığını biliyor ve bu düşüncenin en hararetli destekçisinin, Fenerbahçe Spor Kulübü olması gerektiğini savunuyoruz. Bunu yapabilmemiz için ilk adım “Yönetim Modeli”nde detaylandırdığımız üzere “şeffaflaşmak” ve aynı düşünceyi paylaşan herkesle birlik olmaktır.

Yönetim Kurulunun Asli Görevi

Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren, büyük Fenerbahçe markasının gelişimini engelleyen ve zaaf gösteren tüm birimler profesyonel ve sosyal önceliklerimizle taranacak ve tüm şirketler dünyanın muteber denetleme şirketleri tarafından denetlenecektir.

Bilgi, Beceri ve İmkanla

Bizim çok basit ve anlaşılabilir bir çözüm stratejimiz var. Nasıl ki dünyanın en büyük şirketleri, çok büyük sorunlarla karşılaştığında dahi, bilgi ve beceri sahibi üst düzey profesyonellerini inisiyatiflerle ve imkanlarla donatıp, efektif ve kalıcı çözümlere ulaşabiliyorsa, biz de aynı bu anlayışla hareket edecek ve Fenerbahçemizi alışık olduğu ışıltılı ve itibar dolu günlerine geri getireceğiz. İş dünyamızda alışık olduğumuz profesyonelliği kulüp yönetimine entegre edeceğiz.

Futbol Takımımızın Gelirleri

Futbol takımının tüm gelir ve giderleri Fenerbahçe Futbol A.Ş.’de toplanacak ve yönetimi tamamen bağımsız olarak SPK kurallarına uygun olarak yönetilecektir. Kulüp ile maddi bağları tamamen kesilecek ve kendi ayakları üzerinde duran bir kurum haline getirilecektir. Kulüp asla Futbol A.Ş.’ye borçlanmayacak, kayıt üzerinde dahi alışverişte bulunmayacaktır. A.Ş. Sermaye yapısı yetkin finansal enstrümanların optimizasyonu ile güçlendirilecektir.

Maksimum Verimlilik

Fenerbahçe’de maksimum branş odaklanması ve verimli finansal yönetim amacına yönelik olarak 3 Fenerbahçe şirketi daha kurulacaktır: Basketball A.Ş., Voleyball A.Ş. ve Amatör Sporlar A.Ş. uluslararası bir spor imparatorluğuna giden yol, finans dahil her alanda profesyonel ve başarı odaklı konsantrasyonla gerçekleşebilir. Tüm branşlardaki mali yükü kulübün sırtından almak, kulübü sosyal ve denetlenen bir kurum haline getirmek, her branşın kendi ayakları üstünde durabilen bağımsız yapılar haline gelebilmelerini sağlamakla mümkün olabilir.

Denetleme Faktörü

Büyük Fenerbahçe markasının gelişimini engelleyen ve zaaf gösteren tüm birimler profesyonel ve sosyal önceliklerimizle taranacak ve tüm şirketler dünyanın muteber denetleme şirketleri tarafından denetlenecektir.

Adalet Mülkün Temelidir

Fenerbahçe Spor Kulübü’ne maddi manevi zarar veren üyeler disiplin cezası alırlarken -Yönetim Kurulu dahil- üyelerin aralarındaki anlaşmazlıkların çözümünün yüce Türk Mahkemeleri tarafından yapılmasına olanak sağlanacaktır. Disiplin kurulunun, üyelere ceza vermeleri ile ilgili hususlar güncelleştirilecek ve kulüpten ihraçlar zorlaşacaktır.

5 Yılını Doldurmuş Sporculara Müjde

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde amatör ya da profesyonel olarak 5 yılın üzerinde spor yapmış ya da lisansını kulüpte bırakmış, ihtiyacı olan tüm sporcularımız için bir sigorta şirketi ile birlikte bir fon kurulacak, bu fon her sene üyelik gelirlerinin bir kısmı ve projeye özel yapılandırılacak yeni ve ek sponsorluk gelirleriyle ayağa kaldırılacaktır. Eski sporcularımız ihtiyaçları halinde gerekli belgelerle başvurup bu fondan destek alacaktır.

Büyükler Yurdu

2015 yılı Mayıs ayına kadar gene lisansını Fenerbahçe’de bırakmış veya 5 yılın üzerinde Fenerbahçe’de spor yapmış ihtiyaç sahibi sporcularımızın kullanımı için bir “Büyükler Yurdu” yapılarak hizmete açılacaktır. Bu sporcularımız buradan ücretsiz yararlanabileceği gibi, yurt diğer üyelerimizin de kullanımına açık olacaktır.

Şubelerimiz Daha İyisini Hak Ediyor

Dereağzı Tesisleri’nde ciddi eksiklikler olduğunun ve bunların bir an evvel düzeltilmesi gerektiğini biliyoruz. Kürek, boks, basketbol, voleybol, atletizm A takımlarına, yine bu takımların ve futbolun altyapısına hizmet veren bu tesislerin baştan aşağı elden geçirilmesi gerekiyor.

Samandıra Artık Yetmiyor

Geleceğin tohumlarını ekmek, bugün her zamankinden daha önemli. Samandıra’daki tesisler artık futbol takımımıza küçük gelmektedir. Burası diğer branşlara bırakılmalı ve daha büyük bir arazide, Barcelona modelinden daha iyi bir kamp ve antrenman tesisleri yapılmalıdır.

Kendi Şampiyonlarımızı Yetiştireceğiz

Dünyanın en gelişmiş sporcu tarama teknolojisini, ülkemizin her köşesindeki 8-14 yaş arasındaki yetenekli sporcu adaylarını keşfetmek için seferber ettik. Bu çalışma Ağustos 2012’de başlatıldı ve 5 yıl boyunca kesintisiz olarak Fenerbahçemizin her branşına, ülkenin en iyi sporcularını getirmek için devam edecek. Bedelinin tek kuruşu dahi kulübümüzün kasasından çıkmayacak.

Yüksek Performans Merkezi

Başta atletizm, boks, yüzme ve kürek olmak üzere, tüm amatör branşlardaki elit sporcularımızın sağlık üst kademe değerlendirmeleri, ileriye yönelik performans ölçümleri, bireysel ya da takım sporlarında yüksek performans metodolojilerini belirleyecek, yaralanma sonrası konservatif tedavilerini yapacak, cerrahi müdahale opsiyonlarını dünyanın en gelişmiş klinikleriyle konsülte edecek “Yüksek Performans Merkezi” projesi Ağustos 2012’de tasarlandı, Nisan 2015’te hayata geçecek.

Voleybolda Kaldığımız Yerden

Mevcut yönetim, ekip ruhuna izin verdiği zaman tarihinde görülmemiş bir başarıya imza atmıştı. Voleybolda tüm Türkiye’yi ayağa kaldıran ve bu branşı daha fazla insana sevdiren, işte bu ekip çalışmasıydı. Dünya ve Avrupa şampiyonlukları, kupalar, madalyalar, efsane sporcular hep bu anlayışla ve güçlü sponsorluk yapılarıyla geldi. Aynı yapı yeniden hizmete hazır. Bıraktığı yerden devam etmeye ve voleybolun tarihini yeniden yazmaya hazır.

Kadın Basketbolunun Mimarları

Kadın basketbolumuzun iyi yönetildiğini biliyoruz ve gururluyuz. Çünkü bu şubenin geleceği tartışılırken, bugünkü başarıların tohumunu atan, tüm sorumluluğu üzerine alıp, uzman bir ekiple rekor üzerine rekor kıran bir ekip vardı. Finans kaynaklarını kendi bulup, dünya yıldızlarını Türkiye’ye getiren ve kazanılabilecek her şeyi kazanan çok güçlü bir ekip. Mütevazı bütçelerle büyük işler yapan o ekip, bugün kadın basketbolumuzu bir üst seviyeye, dünya şampiyonluklarına taşımaya hazır.

Sponsorluk Yönetimi

Fenerbahçe, Türkiye’nin en güçlü pazarlama değerine sahip markasıdır. Bunu rakiplerimiz bile inkar edemez. Ancak sponsorluk yapımız demode ve bize kaynak yaratan güçlü markalara hak ettikleri karşılığı veremiyor. Oysa bize modern bir Bayern Münih modeli lazım. Sponsor haklarını, yeni ürün geliştirip kulübe daha fazla kaynak yaratacak şekilde koruyan, audit sistemi ile denetlenen, interaktif olarak büyüyen ve yenilenen güçlü, şeffaf ve herkes için fayda sağlayan bir “Kazan-Kazan” modeli hazırladık.

Sadakat Programı

Belki de dünyanın en güçlü sadakat programına sahip olabilirdik. Her şey doğru başlamıştı. Fenerbahçe taraftarının olağanüstü sadakati, birçok kuruluş tarafından ekonomi yaratabilecek işbirliklerine taşındı. Ama maalesef, ne iş ortaklarımız için ne de taraftarlarımız için yeni ve cazip faydalar, fırsatlar üretemedik. Ama artık üretebiliriz. Dünyanın en iyi Sadakat Programları tasarımcısı olan “bigdoor.com” ile birlikte, spor alanında büyük bir pazarlama hamlesi inşa edeceğiz.

Basın Açıklaması

BAŞKAN ADAYI OLMA HAKKIM VAR MI ?

Seçimlerde adettendir. Adaylar, adaylıklarını hep son dakikada açıklar ki, kişilere göre pozisyon alabilsinler. Ben ise, başkanlık sevdasından değil Fenerbahçe sevgimden ötürü adayım. Bu yüzden de kararımızı verir vermez açıkladık.

Dikkatli bir Fenerbahçeli olarak, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı’nın dünkü Hürriyet gazetesi’nde çıkan röportajını satır satır, defalarca okudum. Orada diyor ki; Fenerbahçe başkanı’nın ağzından çıkan söz hükümdür. Henüz adaylık hakkımın olmamasına rağmen, Başkan adayı olmamın sebebi Sayın Aziz Yıldırım’ın, aday olmak istediğim takdirde gerekli düzenlemeyi yapacağına dair verdiği sözdür. O sözü tutacağına göre, önümde bir engel de olmayacaktır.

 

KORKACAK BİR ŞEY YOK !

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde, Sayın Başkan’ın dönemi de dahil, bugüne kadar hep adil ve usule uygun seçimler yapılmıştır. Doğal olarak şimdi biz de Başkan’ın söylediklerinde samimi, sözlerine sadık olmasını talep ediyoruz. Ancak genel kurul üyelerine gönderilen program gösteriyor ki, sayın başkan aylarca önce verdiği “tüm cezalıların cezaları kaldırılacaktır.” söylemini unuttuğu gibi, başkan adaylarına Genel Kurulun birinci gününde konuşma hakkı dahi tanımamıştır. Bu sayın Başkan’ın “Gazetelere ilan vereceğinize, gelin Genel Kurullarda, Divan Kurulunda konuşun”  söylemi ile büyük bir çelişki yaratır. Biz, hiç kimsenin sesinin duyurulmasına izin vermeyen bir sistem ile devam etmek istemiyoruz.

Kendisi için adalet isterken, sandığın ve demokrasinin kutsallığından bahsederken, kulüp içindeki uygulamaları neden bunun tersini yansıtıyor? Gücün adeletsizliğinden dem vuran ve mağduriyetinden bahseden sayın Başkan bugün Fenerbahçe Başkanlığı gücünü, başkan adaylarını mağdur ederek mi kullanmayı seçiyor? O zaman, her kural sadece benim istediğim zaman ve benim istediğim şekilde mi geçerlidir demek istiyor? Adil bir yarıştan korkan bir Başkan istemiyoruz. Aksine 15 yıllık icraatlerinin ve özellikle de son dönemdeki yönetim becerilerinin üyeler ve kamuoyu tarafından test edilmesine cesaret edebilecek, cesur bir Başkan istiyoruz.

 

15 YILLIK BAŞKAN’A DA SORULUR.

Sayın Başkanımız, röportajında, 15 yıllık başkan’a yeni seçim öncesi projeleri sorulmaz demiş. Ben böyle olmadığını düşünüyorum. Her yeni dönem, yepyeni bir yaklaşımı hak ediyor. Özellikle de bu dönem, çok daha güçlü bir proje sunumunu hak ediyor. Düşünsenize, AK parti de yıllardır iktidarda. Seçim günü, “Biz bunca yıldır iktidardayız. Yeni projeler sorma hakkınız yok” diyebilir mi? Dediği takdirde seçimlerde ne olur?

 

PARA VE GÜÇ GERÇEKTEN BİZDE OLSAYDI…

Aynı röportajda Sayın Başkanımız, para ve güç Fenerbahçe’de demiş. Mali konularla ilgili detaylı izlenimlerimi önümüzdeki günlerde açıklayacağız ama büyük bir çoğunluğun kabul ettiği üzere,
gelir – gider dengemiz gün geçtikçe açılıyor ve finansman yapımız bozuluyor. Avrupa’dan uzak geçirdiğimiz her yılın bize maliyeti ortalama 70 milyon Euro oluyor. Kulübümüzün çok çekici bir marka kimliği olması sebebiyle kasamızdan çok para geçiyor olabilir ama zarar her geçen gün artıyor. Güç konusuna gelince, keşke var olan gücümüzü UEFA ve CAS nezdinde kullanabilseydik. Keşke verilen bu ağır men cezasını 1 yıl olsun azaltabilseydik.

 

BU SEZON FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYONLUKTAN BAŞKA ŞANSI ZATEN YOK.

9 branşın 9’unda da şampiyon olma hedefine can-ı gönülden katılıyorum. En başta da ulusal lig’deki futbol şampiyonluk hedefine. Çünkü bu en önemli branşta yaşadığımız Avrupa’dan men cezalarından sonra, taraftarı teselli edecek bir tek şey kaldı, o da ülkemizde kazanacağımız bir şampiyonluk. Bu sene bunu başaramazsak, söyleyecek tek bir sözümüz bile kalmaz.

 

TALAT YILMAZ VE YÜKSEL GÜNAY
SIRADAN İNSANLAR DEĞİL.

Insanları “Fenerbahçe düşmanı” ilan etmek kolaydır. Zor olan, sizin hoşunuza gitmese de eleştirilere kulak vermek ve Fenerbahçe için doğru olanı yapabilmektir. Talat Yılmaz’a ve Yüksel Günay’a, düşündüklerini söyledikleri için kızamazsınız. Onlar sokaktaki insan değil. Yönetimin içindeki insanlar. Onlar hiç birimizin şahit olmadığı olaylara şahit oldular. Söylediklerini öyle hemen bir kenara atamayız. Tabi ki “Başkan, yerine bir kukla getirecek” sözü ağır bir söz. Ben Fenerbahçe yönetiminde hiç kimsenin kukla olacağını sanmıyorum.

 

BEN DEĞİL “BİZ”

Biz, adaylık duyurumuzu bile “ben” kelimesini kullanmadan yapmaya dikkat ettik. Çünkü Fenerbahçe’nin geleceği, bazılarımızın hoşuna gitmese de “beraber ve ortak akıl ile” çalışmaktan ve üretmekten geçer. Bu kulüpte kazanılan hiç bir başarı kişilere ait değildir. Sporcular vardır. Yöneticiler vardır. Sponsorlar vardır ve hepsinden once de taraftar vardır. Bu seçimlerden en büyük beklentim; “Biz” gerçeğinin kabul edilmesidir.

 

BİZ, FENERBAHÇE’Yİ DEĞİL AZİZ YILDIRIM’I TARTIŞIYORUZ.

Bugün seçimlerle ilgili çıkan haberlerin yüzde 90’ına dikkat edin, Aziz Yıldırım’ın uğradığı haksızlıkları, Metris günlerini, o’na biat etmeyen yöneticilerin itibarlarını tartışıyor. Oysa Fenerbahçe’yi tartışmalıyız. Fenerbahçe’nin hakları nasıl savunuldu? Bundan sonra nasıl savunulacak? TFF’nin kapısına kadar yürüyen bir grup Trabzonlu, haftaya yeniden mi yürüyecek? TFF ile ilişki yönetimimiz bizi sürekli mağdur durumda bırakan düzeyde mi ilerleyecek? Avrupa kupalarına katılamayarak kaybettiğimiz kaynağın yerine ne ve nasıl konacak? Bundan sonraki 18 ayı nasıl yönetmeyi düşünüyoruz? Yeni yatırımlar yapılacak mı? Sportif başarı hep dışarıdan oyuncu ithal ederek mi kazanılacak? Yeni yıldızlar nasıl keşfedilecek? Hasan Yılmaz çok güzel bir sunum yaptı. Kendisini tebrik ediyorum. O sunumda gelirlerimizin 200 milyon liralara çıkacağını söyledi ama giderlerimizle ilgili bir öngörüde bulunulmuyor – Giderlerimiz daha mı az olacak, daha mı fazla olacak? Kısacası konu bir an evvel “Fenerbahçe”ye gelse iyi olur. Yoksa bu seçimler asıl misyonuna hizmet etmemiş olacak.

HULUSİ BELGÜ BASIN AÇIKLAMASI

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım, 2 Kasım 2013 tarihinde bir genel kurul yapılmasına karar vermiştir. Bu kararını destekliyor ve doğru buluyoruz. Mevcud başkan ve yönetim kurulu üyeleri, mutlaka güven tazelemek zorundadır ve bunun en doğal yolu, adil ve şaibelerden uzak bir seçimdir.

Benim ve aylardır birlikte hareket ettiğim, bizzat görüşüp fikir alışverişlerinde bulunduğum binlerce Fenerbahçe taraftarına göre, camiamızın, artık tartışılır yanı kalmamış ihtiyaçlarına çözüm üretebilecek bir başkan adayı’nın, Sayın Aziz Yıldırım’a karşı yarışması ve bu seçim kararının göstermelik bir oldu bitti şeklinde değil, adil ve demokratik bir platformda gerçekleşmesi, kulübümüzün geleceği adına hayati önem taşır.

Aziz Yıldırım, bu zorlu görevi tam15 yıldır başarıları ve başarısızlıklarıyla birlikte yürütüyor. Hepimizin kabul ettiği ve bir noktada saygı gösterdiği üzere, kendisinin çok yorgun düştüğü bugünlerde, böylesine bir seçim, büyük Fenerbahçe camiasının teveccühünü, şeffaf bir şekilde yansıtacaktır.

Camia’mızın bir kısmı, Aziz Yıldırım’ın son dönemde yaşadıklarına hürmeten, bu kongrede kendisinin iltimas hakkı olduğunu düşünebilir. Lakin kulübümüzün itibarına bir adım uzaktan bakabilenler, özellikle finansal durumumuzu bilenler, Fenerbahçe’nin böyle bir jeste uygun bir konumda olmadığını hemen görebilir.

“Tam anlamıyla profesyonel” bir yönetim ihtiyacımız o kadar acildir ki, bir tek gün bile beklemek, bizi dönüşü olmayan bir yola sevk edebilir.

Fenerbahçe camiası, “liderlik” liginde uzak ara şampiyondur. Kulübümüzü bu kaotik ortamdan çıkarıp, o’na maddi bağımsızlığını ve manevi erdemlerini geri verecek, dürüstlüğüne, imkanlarına ve yönetim becerilerine saygı duyduğumuz çok sayıda başkan adayımız var.

İdeal bir dünyada, sayın Aziz Yıldırım’ın, bu potansiyele sahip liderlerin her birini tek tek arayıp, bir güç birliği çağrısı yapmasını beklerdik. Bu insanların bilgi, beceri ve imkanlarını Fenerbahçe için seferber edip yeni bir Kurtuluş savaşını başlatmasını beklerdik. Duygularının esiri olmamasını, öfkeli konuşmalar yapmak, gazetecileri azarlamak yerine, bir zamanlar bizi inandırdığı gibi, vizyon sahibi ve nereye gittiğini bilen, gerçek bir lider olmasını beklerdik. İşte o zaman, hiç birimiz bir an bile tereddüt etmez, herşeyimizle yanında olurduk. 2 Kasım, camiamız için bir seçim günü değil, bir şölen günü olurdu.

Malesef bunu yapamadı.

Öyleyse bunu “biz” yapmalıyız. 2 Kasım’daki seçimlerde “Biz” aday olmalıyız. İsmimizin ne olduğu önemli değil. O koltuğa hangimizin oturacağı önemli değil. Seçim günü kaç oy alacağımız bile önemli değil. Birlik, beraberlik, doğruluk ve dürüstlük üzere olmalıyız.

Fenerbahçe’nin neyi simgelediği unutuldu. “Biz” hatırlatmalıyız. Burası sadece bir spor kulübü değildir. Bu muhteşem ülkenin en güzel değerlerinin doğduğu ve korunduğu yerdir. işte bu… seçimlerden, koltuklardan, şampiyonluklardan bile önemlidir.

Fenerbahçe tarihinin en temiz seçim kampanyasını kısacık bir sürede hayata geçirmeli, “hep ben” demekten vaz geçmeli, koltuk sevdalısı olmadan, sadece “Fenerbahçe” için, o gün orada olmalıyız.

2 Kasım 2013 tarihinde gerçekleşecek olan seçimlerde Fenerbahçe başkanlığına adayız.

Bayram’dan hemen sonra bir basın toplantısı düzenleyeceğiz. Bu toplantıya mutlaka katılmalısınız. Size içi boş bir konuşma değil, geleceğin nasıl inşa edileceğini anlatan, “birlikte çalışılmış – büyük bir fikir” sunacağız.

Saygılarımızla…

Hulusi Belgü

2013 Mali Kongre

Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 2012 Faaliyet Raporu incelendiği zaman, hal-i hazırda bir çok bilginin eksik verildiği ve yorumlama yapılırken bazı basit muhasebe kurallarının hiçe sayılarak gerçeği yanıtmayan bir şekilde kulüp üyelerine aktarıldığı bir gerçektir. Kulübün işletmelerinin bazısı hakkında malî bilgilere kısmen ulaşılırken, önemli bir kısmının ise Genel Kurul üyeleri ile paylaşılmadığı saptanmıştır.

Aziz Yıldırım yönetiminin 1998 yılında hiç banka kredisi olmadan sadece şahıslara olan 1.000.000 USD borçla devraldığı Fenerbahçe Spor Kulübü, aşağıda da görüleceği üzere, tüm gelirlere rağmen 847.603.633 TL borca ulaşmıştır. Bunun da bugünkü değeri yaklaşık olarak 472.018.508. USD’dir. Ayrıca gene Aziz Yıldırım yönetimi bu süre zarfında kulübün yaklaşık %20’sini halka açarak satmıştır. Bu bedeli ilk halka açış esnasında, her ne kadar 30.000.000 USD gibi çok düşük bir değerle %15’ni açmasına rağmen, bugüne kadar satılan %20 hisselere gore, Fenerbahçe’nin bugünkü değeri ile 225.000.000 TL (125.299.326 USD) bir kaynağı daha satışlara harcanmıştır. Yani gelir ve gider dengesinde yönetim, 597.317.834 USD’lik gelirinden daha fazla harcama yapmıştır.

Kulübün vermiş olduğu faaliyet raporunda belirtilen 469.355.049 TL’lik duran varlıkları hesaplarsak, bugünkü değeri ile yaklaşık 261.391.763 USD’lik bir yatırım yapılmıştır.

Bir başka deyişle, Fenerbahçe’nin tüm gelirleri harcanmış, üstüne alınan borçlar ve satılan hisselerle sabit kıymetler düşüldükten sonra, Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 335.926.071 USD’lik bir açık oluşmuştur ve bu yük her geçen gün büyüyerek devam etmektedir. 

Mevcut borçlardan dolayı her sene kulüp ve bağlı şirketler ortalama 40.000.000 ila 50.000.000 TL arası finansman gideri ile karşı karşıyadır. Diğer bir ifadeyle, sadece bu bahsi geçen açığın finans giderini karşılamak için Futbol A.Ş. nin her sene %5’ini satmamız gereklidir.

Bu harcamalar yapılırken kazanılan sportif başarıları sizlerin takdirine bırakıyorum.

Ayrıca bu kongrede dikkat edilmesi gereken bir önemli husus da; verilecek olan ipotek yetkisinin sadece gayrimenkul satışları ile ilgili olması gerektiği ve kulübün daha fazla banka borcu almak için kullanılmamasını sağlamak gerektiğidir. 

Fenerbahçe Spor Kulübü 2012 Malî Kongre Yorumları

  • Fenerbahçe Spor Kulübü; 1 dernek, 5 işletme ve 1 vakıftan oluşmasına karşın, sadece derneğin ve Futbol A.Ş.’nin bilançoları kamuoyu ve Genel Kurul üyeleri ile paylaşılmıştır. Diğer şirketlerin borç/alacak analizini yapabilmemiz için bilançolarına ulaşma imkanımız yoktur.
  • Sadece iki kurumun bilançolarını incelediğimiz zaman, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün ve Futbol A.Ş’nin toplam malî yükümlülüklerinin  631.720.564 TL ve 343.042.332 TL olduğunu görüyoruz. Bu iki rakamı toplayıp, her iki kurumun da birbirlerine borçlu olduğunu tahmin ettiğimiz 127.159.263 TL’yi düştüğünüz takdirde, kulübün gerçek yükümlülüklerinin  847.603.633 TL olduğunu görüyoruz. 
  • Bu yükümlülüğün 297.477.293 TL’sinin finansal kurumlara olduğu gözüküyor.
  • Diğer bir taraftan, bahsi geçen her iki kurumun toplam 78.680.429 TL ticari yukumlulugu vardır.
  • Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği’nin gelecek yıllara ait tahakkuk ettiği 138.107.729 TL’lik gelirleri vardır. Gene aynı şekilde 177.761.200 TL  sponsorluk için alınan avanslarını da, Fenerbahçe Spor Kulübü önümüzdeki dönemlerde geri ödemekle veya edimlerini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu rakamlar gelecek yılların gelirlerinden kullanılmıştır ve bir yükümlülüktür.
  • Ayrıca Fenerbahçe Kulübü Derneği iki yıldır gelir fazlalığı açıklamaktadır. Oysa 2011 yılında gelir fazlası vermesinin sebebi tesisleşme ile ilgili Ülker Arena’nın inşaatı vb. için kendisine 11.775.000 TL gelir yazmasıdır. Yani gerçekte 2011 yılında 2.041.389 TL gelir eksiği vardır. Aynı şekilde 2012’de açıklanan 26.194.855 TL gelir fazlası da, 56.083.607 TL’lik menkul satışı eklenerek bulunmuştur ve asil operasyonlardan 29.888.752 TL gelir eksiği (gider fazlası) vardır.
  • Her iki kurumdan Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği’nin 20.184.837 TL

finasman gideri vardır (finansman gelirleri düşüldükten sonra).

Futbol A.Ş.’nin ise finansman giderleri ile ilgili yeterli bilgi faaliyet raporunda yoktur. 

Fenerbahçe Spor Kulübü Malî Analizi

Fenerbahçe Kulübü Derneği’nin yukumluluge 2011 yılında 667.945.335 TL’den, 2012’de 631.720.564 TL’ye gerilemiştir. Bu gerilemenin salt sebebi, yapılan hisse senedi satışıdır. Bu hisse senedi satışı ile elde edilen 56.083.607 TL’nin bir kısmı ile cari yıldaki gelir-gider açığı kapatılırken, kalan kısmı ile bir miktar borç ödemesi yapılmıştır.

Yıl içerisinde futbol şubesi giderleri Futbol A.Ş ye aktarıldığı için kulüp giderleri 144.109.843 TL’ye düşmüştür. Ancak bu giderleri karşılayacak gelirler ise 170.304.699 TL olarak gerçekleşmiştir. Lakin bu gelirin 56.083.670 TL’sinin menkul satışından elde edildiği düşünülürse, asil operasyonlar ilgilendiren gelir-gider dengesi -29.888.752 TL yazar.

Ayrıca kulübün finansman gideri 24.075.252 TL’dir.

Spor Kulübü Derneği’nin banka kredileri ve finansal borçları 135.025.140  TL’dir.

 

  1. Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar, 2011 yılından bu yana 50.116.499 TL artarak 166.015.584 TL’ye ulaşmıştır. Burada en çarpıcı yükümlülük  artışı, bağlı ortaklıklara olmuş gözükmektedir. 2012 yılında bu rakam yaklaşık 124.560.002  TL artmıştır.  Gelecek aylara ait gelir ve gider tahakkukları ise 35.372.122 lira düşmüştür.
  1. Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar, 2011 yılında 552.046.250 TL iken, bu tutar 2012’de 465.704.980 TL’ye düşmüştür. Arada 86.341.270 TL fark vardır. Yani uzun vadeli borçlar bu miktar kadar azalmıştır.

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş. Malî Analizi

Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin faaliyet raporunda belirtilen ve Kasım’2012  bilançolarında gözüken yukumlukler  toplamda 343.042.332  TL’dir.

Futbol A.Ş.’nin banka kredileri ve finansal borçları 162.452.153 TL’dir.

  1. Kısa Vadeli Yükümlülükler adı altında verilen miktar 214.963.267 TL’dir. Bu miktar bir önceki döneme gore (3 ay öncesine) 76.240.314 TL artmıştır. Alt kalemlerine baktığımızda, bu artışın ana kaleminin ticari borçlardan geldiğini görüyoruz. Artış miktarı 42.036.699 TL’dir. Ayrıca diğer kısa vadeli yükümlülüklerin de 26.660.771 TL arttığı görülmüştür.
  2. Uzun Vadeli Yükümlülükler ise bir önceki döneme gore 22.601.659 TL azalarak 106.775.966 TL olmuştur. Burada görülen düşüşün sebebi muhtemelen ticari borç vadelerinin kısalarak, kısa vadeli yükümlülükler kalemine kaymasıdır.

 

Fenerbahçe peşinden Lizbon

Bu sene ne yazık ki Fenerbahçe’nin Avrupa kupası maçlarına deplasmanda gidemedim, ama Lisbon Benfica maçı her Fenerbahçeli gibi benide çekti, üstelik Portekiz’de Multinin geliştirdiği 13 proje , işletmek üzere anlaştığı 9 alışveriş merkezi var, bende tüm Avrupa’da olduğu gibi bu AVM leri yöneten şirketin icra kurulundayım, dolayısıyla Portekiz benim için bulunmaz bir fırsattı. hem Fenerbahçe’nin tarihi maçına şahitlik etmek, hemde bizim AVM leri gezmek.

Büyük umutlarda Sarı Lacivert derneğinin tuttuğu THY uçağı ile yaklaşık 5 saatlik uçuş sonrası Lisbona vardık. Tüm uçakta arkadaşlarımız kendilerinden emin ve turu alacağımıza inanınıyorlardı. Doğrusunu isterseniz İstanbuldaki maçta oynan futboldan sonra bende turu %100 geçeceğimize inanıyordum, hatta yarı finalin ikinci ayağı oynanmadan Amsterdam’da 2 Loca ve 30 bilet almıştım, çünkü biliyordum ki Hollanda bazlı bir şirket olmamız sebebiyle çok bilet talebi olacaktı.

Vardığımız ilk gün şehir merkezindeki ve artık buluşma noktası olmuş , küçük ama iyi işleyen Lisbonun ‘Landmark” I olmuş Forum Armazens do Chiado yu gezdik , şehir merkezinde hem öğlen , hem akşam çok güzel yemekler yedik.

Maç günü yani ikinci gün bir sahil kasabası olan Cascaisa Multi’nin kurucusu ve yönetim başkanı Hans Van Vegelin yazlık evine yemeğe gittim, kendisi koyu bir Ajax taraftarı olmasına rağmen , Fenerbahçe’nin maçı onunda ilgisini çekmiş ve bizimle maçı izlemeye Portekiz’e gelmişti. Sonrasında Gene bizim geliştirdiğimiz AVM lerden Forum Almada ve Forum Montijo yu ziyaret ettik.
Portekiz gerçekten büyük bir kriz yaşıyor bunu herseyden net bir şekilde algılıyorsunuz , insanlar ağır ve mutsuz ama genede çok misafirperverler, çok ilgililer. Bu krize rağmen Benfica gibi , Porto gibi yüksek değerli takımlara sahip olmaları beni şaşırttı ama sonrasında aldığım cevapta ilginçti; bu takımların sadece gelirleriyle özellikle Brezilya ve Latin Amerikadan doğru transfer yaptıklarını ve bu transferleri yüksek rakamlarla diğer Avrupa takımlarına sattıklarını söylediler, yani burası Latin Amerikalı futbolcuların geçiş noktası, Avrupa’ya açıldıkları yer, bizim futbol yöneticilerimizin bu ufacık ülkeden öğrenmeleri gereken çok şey var.

VE BENFİCA FENERBAHÇE MAÇI

Benfica maçına yaklaşık 60 dakika önce geldik, Portekiz’deki meslektaşlarımız hakikaten bizleri stadda da çok güzel ağırladılar, bizim 1907 tribününe benzer bir tribünde maçı seyrettik. Biz stadımızda çok övünüyoruz ama net bir şekilde söyleyeyim Benfica Luz Stadı’na girişler ve çıkışlar çok medeni, muazzam bir servis var, her yer pırıl pırıl ve güzel kaliteli bir açık büfesi var, üstelik hiç bir yerde para talep etmiyorlar. Bence Fenerbahçe 1907 ve VIP tribünlerinde böyle olmalı, Avrupa’da rakiplerimizin çoğu aynı uygulamayı yapıyor ve aldıkları ücret tüm servisleri kapsıyor.
Maç başlamadan önce Benfica’nın sembolü olan eğitilmiş bir Kartal stadın içinde uçuyor ve orta sahaya iniyor ( Bence Beşiktaş’ta bu şovu kendi stadında yapmalı ) bu Benfica seyircisini çok coşturuyor ve tezahürat yapmaya başlıyorlar. 65.000 kişilik stadda, topu topu 5.000 Fenerbahçeli var ama sesleri zaman zaman 60.000 kişiyi bastırıyor, taraftar inanmış, istiyor Finali.

Takım sahaya çıktığında ilk dikkatimi çeken Salihin kadroda oluşu, gencecik yaşıyla çok önemli bir tecrübe ve onur onun için, sonra Selçuk dikkatimi çekiyor, kim ne derse desin işini yapıyor. Ama maçın başlamasıyla içimi bir korku alıyor yanımdaki arkadaşıma “bu sene ilk 10 dakika çok gol yedik, inşallah bu sefer olmaz ” dedim ve ne yazık ki 8ci dakika Benfica golü buldu. Maç başında hakikaten önceki haftayla mukayese edilmeyecek bir futbol oynuyordu Fenerbahçe, alan savunması yapmaya çalışıyor ve rakibi kendi sahasında kabul ediyordu, çok pas yapan takım bu özelliğini yitirmiş, üst üste 3 pas yapamıyordu . 8. Dakikadaki gol sonrasında, kazandığımız Penaltı sonrası, Kuytun golü ile beraberliği yakalayınca hem Benficalı taraftarlar şaşırdı sustu , hemde Benfica sarsıldı ama biz gene aynı oyunu oynayınca toparlandılar ve üzerimize gelmeye başladılar, gene ilk yarıyı 1-1 bitirelim diye dua ederken Cordoza ile ikinci golü atmaları moralimiz alt üst etti.

İknci yarıda Fnerbahçe aynı ürkek oynu oynayınca , birde buna Gökhan’ın talihsiz sakatlığı eklenince maçı 3-1 kaybettik.

Tabii takımın buralara gelmesi FİNALİ tek golle kaybetmesi, alkışlanacak, gurur duyulacak birşey, Aykut hocayı hepimiz tebrik etmeliyiz, çok önemli eksiklerde çıktı Fenerbahçe, Meireles, Mehmet Topal ve Webonun olmaması önemliydi ama bu seferde akla şu soru geliyor. 3 kulvarda mücadele eden bir takımın kadro sorunu yaşaması, Emre Belezoğlu’na sezon ortasında yeniden ihtiyac duyulması ve ara transferi sebebiyle Avrupa’da oynayamaması bana gore yönetim zaaflarıydı ve bu maç elimizden kaçıp giderken “keşke…” demekten kendimi alıkoyamadım. Güliba herkes Kabul edecektir ki, Emre’nin tecrübesine ve hırsına bu maçta çok ihtiyac duyduk.

Umarım önümüzdeki sene paramızı bilinçsizce harcamadan, takıma direk faydası olacak futbolcular kadroya dahil edilir. Umarım Krasiç önümüzdeki sene takıma faydalı hale gelir, umarım Stoch, Mehmet Topuz gibi futbolcular takıma kazandırılır.
Arkaya baktığımız zaman Denizli maçı ile başlayan , Trabzon ve Galatasaray maçı ile devam eden ve sonun da Benfica maçıyla gördüğümüz final maçlarında karşılaştığımız olumsuz bir hava var, Gençlerbirliği’ne, Beşiktaş’a , Trabzon’a kaybettiğimiz kupa Finalleri’ni saymıyorum dahi ama Final de kazanma alışkanlığını FENERBAHÇE edinmeli, burda bir terslik var ya birileri takımı motive edeyim derken fazla müdahale ederek takımın konsantrasyonunu bozuyor , yada futbolcular psikolojik olarak bir problem yaşıyorlar ve işin sonunu getiremiyorlar.

MAÇ SONRASI VE DİSİPLİN KURULU

Biliyorsunuz bir kongre üyemiz beni Karabük maçından sonra ilginç bir şekilde disipline verdi, ismi Hikmet Kaya Olan kongre üyemizin bana istinat ettiği suç Karabük maçına alkollü gelmem ve FENERBAHÇE her gol yediğinde “Oley” diye ayağa kalkmam ve Fenerbahçeli yöneticiler hakında “Şerefsiz” diye konuşmam, oysa beni bilenler bilirler ben hiçbir şekilde içki içmem, içki içmediğim gibi her ne şartla olursa olsun Fenerbahçe yöneticisi, futbolcusu veya taraftarı hakkında kötü söz söylemem, hakarette bulunmam. FENERBAHÇE genel kurulunun seçmiş olduğu başkan ve yöneticilere her zaman saygı duyarım, tabii bu arada doğru olduğuna inandığım şeyleri söylerim, ve savunurum. Bunu. Yaparken tek amacım vardır yapıcı eleştirilerle doğruyu göstermek, şiddet ve hakaret benim kitabımda yazmaz.

Disiplin kurulu yaklaşık 3 aydır bu konu üzerinde çalışıyor, benide dinlediler iddia sahibinide , hatta iddia sahibi genel kurul üyesi olmayan iki kişiyide şahit olarak göstermiş, ben ise 5 şahitle böyle bir olayın olmadığını ispat etmeye çalıştım, disiplin kurulunun 7 üyesinden , dördü tanıdığım insanlardı kendilerine ” Beni ve Fenerbahçe’ye olan düşkünlüğümü biliyorsunuz beraber çalıştığımız anlar oldu, isterseniz benim sunduğum şahitlerin yerine , her maç oturduğum bloktan 10 kişiyi rastgele seçin ve onlara sorun böyle birşey dedim mi?” Diye ricada bulundum. Stadın kamera kayıtlarını bakın dediğim zamanda bu kayıtların olmadığını söylediler.
Geçen aldığım duyumlara göre bana 2 yıl ceza verilecekmiş, hatta karar yazılmış yönetim kurulunda onayda bekliyormuş.

Bütün bunlar yaşanırken, Lisbon’da beni şaşırtan ve üzen bir tesadüf ile karşılaştım. Başkanımıza yakın olan kulüp üyelerinin, başkanımız tarafından kiralanan uçakla, bana bu iftiralarda bulunan taraftar da dahil olmak suretiyle, adeta ödüllendiriliyormuşçasına Lisbon’a götürüldüğüne şahit oldum. Kırıcı ve hayret verici bir karşılaşmaydı.

Ayrıca 65.000 kişilik stada , maç sonrası yanlışlıkla indiğim 5 metrekarelik bir odada Sayın Başkan Aziz Yıldırımla karşı karşıya kalmam ilginç bir tesadüftü. Herşey bir yana, birbirimize, iki Fenerbahçeli olarak “geçmiş olsun” bile diyemememiz, VIP çıkışında rastladığım iki dost yöneticimizin benimle göz göze bile gelmekten kaçınması beni derinden yaraladı. Oysa gene yönetim kurulu üyemiz Yasemin Merçilin samimi selamı, Ünal Uzunun gelip sarılması çok doğaldı. Sonuçta hepimiz Fenerbahçeliyiz, zaman zaman ayrı görüşlerde de olsak, hepimiz FENERBAHÇE başarsın, kazansın istiyoruz.